oğuz atay

OĞUZ ATAY -TEHLİKELİ OYUNLAR

Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor anlıyor musun? Bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.     

   

Tehlikeli Oyunlar; geleneksel gerçekçi edebiyatı,  modernist bir yaklaşım ile sarsan ve  postmodern edebiyatın bir  bakıma öncüsü olan Oğuz Atay’ın kült eserlerinden biri. Adından da anlaşılacağı üzere biraz sıkıntılı bir kitap. Bu romanda başkahraman Hikmet(ler) Benol. Bütün olay onun çevresinde gelişiyor. Başkahraman Benol, olumsuz özellikler barındıran bir karakter. Aslında tek bir Hikmet Benol’den bahsetmek mümkün olmayabilir, zira roman içerisinde birçok farklı Hikmet karakteri olduğunu söylemek mümkün. İç dünyası epeyce karmaşık bir halde, kafasında kurduğu fikirlerle kendisini sürekli bir yenme çabası içinde olan bizi de onun gibi düşünmeye davet eden, her ayrıntıyı ince ince düşünen ve hesaplayan, iç sıkıntılar yaşayan bir tip. Toplumdan kendini soyutlamış tek başına kendi anılarıyla yaşayan bir kişi. Kendi kafasında kurgulayan daha sonrada kurguladığı oyunların içine giren ilginç bir karakter.

Oğuz Atay’ın, karakter isimlerini özenle seçtiği görülmektedir. Bunlardan birisi ise Sevgi. Başkahraman Hikmet’in eşi olan Sevgi; cahil, saf ama bir o kadar da anaç bir kişiliğe sahiptir. Annesi ve babasından pek ilgi görememiş bir karakter. Yakın bir aile dostu ve bir takım tanıştığı insanlar tarafından büyütülmüş diyebileceğimiz Sevgi, yine o ahbapları tarafından Hikmet ile tanıştırılmış. Hikmet her ne kadar sevgiyi aramışsa da bulduğu “Sevgi” doğru olan değildir…

Roman hakkında birkaç noktaya değinecek olursak; bunlardan birisi -ve en önemlisi- kitaptaki başkahraman ve diğer iki ana karakterimizin isimleri. Hikmet Benol, Sevgi ve Bilge. Bir de önemli yan karakter olarak albay mevcut. Hikmet’te sürekli bir kişilik değişimi söz konusu bu da soyadına ters bir durum. Aslında Hikmet’inde yaşamı boyunca bütün amacı kendisi olmak, kendisini bulmak ama zaten beceremediği şeyde bu. Diğer ana karakterlerin de isimleri konu bütünlüğünü korumuş. Hepsinin birbiriyle içsel bir bağlantısı var. Oğuz Atay, görülen o ki bir anlam bütünlüğü veya uyum sağlamayı hedeflememiş. “Atay’ın , yazdıkları  kurgudan ziyade gerçeklik.” Aslında romanda,  bizimde onunla birlikte düşünmemizi istiyor. Yazdıklarında bilinç akışı fazlasıyla yerini almış ve Oğuz Atay da bunu oldukça usta bir şekilde okuyucuya aktarmış. Bir diğer değinmek istediğim nokta ise, Hikmet Benol’a bakıldığında onun da bir  “tutunamayan” olduğudur.

Tehlikeli Oyunlar, benim için Türk Romanlarının en iyileri arasında olabilecek bir eser ve günümüzde de aynı şekilde kabul görüyor. Okurken ağlamalı mı yoksa tebessüm mü etmeli bilinmiyor. Bazı sahneler ve diyaloglar insanın kafasında anında canlanıveriyor. Oğuz Atay bizi Hikmet ile birlikte yaşatıyor resmen.

Kitap hakkında olumsuz bir eleştiri olarak değinebileceğim bir nokta olacak olursa ‘albayım’ kelimesinin çok fazla kullanılmış olması. Bunun biraz sıkıcı olduğunu belirtmem gerekir… İtiraf etmek gerekirse romanın ilk başlarında bırakmak istemiş olsam da, beceremedim. Biraz daha ilerledikçe hatta bittiğinde “keşke kitap hiç bitmese-ydi” bile dediğim, ustaca yazılmış, gerçekçiliği hat safhada bir eserdi.

Son olarak ise….

 Kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor…